09 Ekim 2008 14:00 Nobel Edebiyat Ödülünü Fransız yazar Jean-Marie Gustave Le Clezio kazandı. İşte, 48 yıllık altın liste..
Bu yılın Nobel Edebiyat Ödülü'nü Fransız yazar Jean-Marie Gustave Le Clezio kazandı.
İsveç Akademisi, Le Clezio'ya verilen ödülle ilgili açıklamasında, romancıyı, "mevcut medeniyet altında ve ötesinde insanlığın kaşifi, duygusal coşkunun, şiirsel maceranın ve yeni ayrılıkların yazarı" olarak tanımladı.
2008 Nobel ödülü adayları arasında Amerikalı yazarlar Thomas Pynchon ve Don DeLillo ile Suriyeli şair Adonis'in adları geçiyordu. Nobel Edebiyat Ödülünü geçen yıl da İngiliz yazar Doris Lessing almıştı.
EDEBİYATTA NOBEL KAZANAN LE CLEZIO'NUN YAŞAMI
2008 Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan Fransız yazar Jean-Marie Gustave Le Clezio, 13 Nisan 1940'ta Nice kentinde doğdu.
Le Clezio'nin ailesinin, Hint Okyanusunda daha önce Fransız sömürgesi olup 1810'da İngiliz sömürgesi olan Mauritius adasında derin akrabalık bağları bulunuyor.
Kendisi sekiz yaşındayken ailesi Nijerya'ya taşınan Le Clezio'nun babası, İkinci Dünya Savaşında hekimdi.
Le Clezio, Nijerya'ya 1 ay süren yolculukta iki kitap yazma başarısını gösterdi: "Un long Voyage" ile "Oradi noir."
Le Clezio'nun 1980 tarihli "Çöl" romanı, kaybolmuş uygarlığın insanlarının bugünkü Avrupa tarafından reddedilişinin dramını anlatıyor.
Fransız yazarın "Çöl", "Göçmen Yıldızı", "Altın Balık", "Okyanus Kokusu ve Angoli Mala" ve "Tutanak" adlı eserleri Türkçeye de çevrildi.
Yazarın "Devler", "Uçuş Kitapları" ve "Savaş" adlı kitapları da bulunuyor.
Le Clezio'nun babasının Afrika'daki doktorluğunu anlattığı "Afrikalı" adlı kitabı da bulunuyor.
Le Clezio, ödül üzerine ilk açıklamasında, "heyecanlandığını ve onur duyduğunu" söyledi.
Ödülü veren İsveç Akademisinin Daimi Sekreteri Horace Engdahl, "Le Clezio, muazzam çeşit zenginliğinin yazarı" dedi.
Engdahl, "Le Clezio'nun Avrupa uygarlığı dışında diğer kıtaların uygarlıklarına nüfuz etmeyi kaleme aldığını" söyledi.
Engdahl, Clezio'nun nesirle anlatı sanatını çok iyi kullandığını belirtti.
1960 YILINDAN BU YANA NOBEL'İ KAZANAN YAZARLAR
1960 yılından bu yana Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan yazarların listesi şöyle:
-2008 ; Jean-Marie Gustave Le Clezio, Fransız yazar
-2007: Doris Lessing, İngiltere
-2006: Orhan Pamuk, Türkiye
-2005: Harold Pinter, İngiltere
-2004: Elfriede Jelinek, Avusturya
-2003: J.M. Coetzee, Güney Afrika
-2002: Imre Kertesz, Macaristan
-2001: V.S. Naipaul, Trinidad doğumlu İngiliz
-2000: Gao Xingjian, Çin doğumlu Fransız
-1999: Günter Grass, Almanya
-1998: Jose Saramago, Portekiz
-1997: Dario Fo, İtalya
-1996: Wislawa Szymborska, Polonya
-1995: Seamus Heaney, İrlanda
-1994: Kenzaburo Oe, Japonya
-1993: Toni Morrison, ABD
-1992: Derek Walcott, St. Lucia
-1991: Nadine Gordimer, Güney Afrika
-1990: Octavio Paz, Meksika
-1989: Camilo Jose Cela, İspanya
-1988: Necip Mahfuz, Mısır
-1987: Joseph Brodsky, Rusya doğumlu Amerikalı
-1986: Wole Soyinka, Nijerya
-1985: Claude Simon, Fransa
-1984: Jaroslav Seifert, Çekoslovakya
-1983: William Golding, İngiltere
-1982: Gabriel Garcia Marquez, Kolombiya
-1981: Elias Canetti, Bulgaristan doğumlu İngiliz
-1980: Çeslav Miloş, Polonya doğumlu Amerikalı
-1979: Odysseus Elytis, Yunanistan
-1978: Isaac Bashevis Singer, Polonya doğumlu Amerikalı
-1977: Vicente Aleixandre, İspanya
-1976: Saul Bellow, Kanada doğumlu Amerikalı
-1975: Eugenio Montale, İtalya
-1974: Eyvind Johnson ve Harry Martinson, İsveç
-1973: Patrick White, İngiltere doğumlu Avustralyalı
-1972: Heinrich Boell, (Batı) Almanya
-1971: Pablo Neruda, Şili
-1970: Aleksandır Soljenitsin, Rusya
-1969: Samuel Beckett, İrlanda
-1968: Yasunari Kawabata, Japonya
-1967: Miguel A. Asturias, Guatemala
-1966: Shmuel Y. Agnon, Polonya doğumlu İsrailli ve
Piyasadaki ucuz telefonlara dikkat!.. Ucuza telefon alıp hastanelik olmayın...
Reklam
Kurumu (TK) piyasadaki cep telefonlarını mercek altına aldı.
Geçtiğimiz yıl kurulan Piyasa Gözetim Laboratuarı bir yıl boyunca farklı marka ve modellerde cep telefonlarının insan sağlığına ne derecede zararlı olduğunu araştırdı.
Kurum laboratuvarının bir yıllık çalışmalasının sonucu olan cep telefonlarının zararlarını belirten SAR (Specific Absorbtion Rate) - Özgül Soğurma Oranı değerlerini açıklandı.
SAR değerine göre, elektromanyetik enerji miktarı bir cep telefonunda ne kadar fazlaysa o kadar zararlarından etkilenildiği anlamına geliyor. TK yetkilileri, her marka ve modelin kurumlarına geldiğini ve bu cep telefonlarının laboratuar ortamında test edildiğini belirtti. 22 adet farklı marka ve modelin elektromanyetik enerji miktarları bu veriler ile tespit edilirken, kurum yetkilileri 10 gr'lık kütle başına belirlenen SAR değeri 2 W/kg'lık sınır ve üzerinde bir cihaz tespit edilmediğini belirtti. Kurum görevlileri rutin olarak cep telefonlarını incelemeye devam edecek.
Sınır değer ve üzerinde bir cihaz tespit edildiği taktirde kurum gazete ve televizyonlardan ilanlar vererek tüketiciye ulaşacak. Zararı tespit edilen cihaz tüketicilerin sahip oldukları da dahil olmak üzere piyasadan toplatılacak.
Özellikle piyasadaki büyük rekabette "Daha fazla özellik" aldatmacasıyla satılan ucuz telefonları satın alırken çok dikkatli olunmalı.
'Deniz Feneri AK Parti'nin rövanşı''Uğur Arslan'la İnsaniyet Namına' adlı programda Deniz Feneri, hakkındaki iddialara belgeli yanıtlar verdi. Toplanan paraların nerelere harcandığının kuruşu kuruşuna.
16 09 2008 22:40 'Uğur Arslan'la İnsaniyet Namına' adlı programda Deniz Feneri, hakkındaki iddialara belgeli yanıtlar verdi. Toplanan paraların nerelere harcandığının kuruşu kuruşuna..
Deniz Feneri, hakkında başlatılan iftira kampanyasına KANAL7'de belgeleriyle cevap verdi. Uğur Arslan'ın sunduğu programa ünlü yazarlar da konuk oldu. Bunlardan biri olan Yavuz Bahadıroğlu, ilginç bir iddia ortaya atarak, 'Bu kampanya AK Parti'nin kapatılmamasının rövanşıdır' dedi.
Türkiye’nin ilk yardım programı Deniz Feneri, tam 14 yıldır yardım bekleyen insanlara soğuk günlerde ve karanlık gecelerde ışık tuttu. Açlık felaketiyle karşı karşıya kalan ülkeler, afetlerle sarsılan ve savaşın kol gezdiği yerler “Yüzyılın İyilik Hareketi” ile yaralarını sardı.
Bugüne kadar ihtiyaç sahiplerine nakit, giyim, gıda, eğitim, barınma, sağlık ve yakacak gibi birçok konularda acil ve sürekli yardım sağlayan Deniz Feneri 14 yıldır sürdürdüğü “İyilik Hareketi”nin bilançosu bu akşam özel bir yayınla yardımseverlerin dikkatine sundu.. Uğur Arslan’ın sunduğu özel yayında “İyilik Hareketi”ne destek veren kişiler, gerçekleştirilen projelerin sorumluları, bağışçılar, yardım gönüllüleri ve yardıma muhtaç insanlar bir araya gelecek ve Türkiye’ye kazandırılan bu hareketin önemini izleyenlere aktardılar. Programda, toplanan bağışların nereye verildiğine dair kapsamlı bilançosu rakamlarla ekrana getirildi.
KANAL 7'de UĞUR ARSLAN’LA İNSANİYET NAMINA adlı programa konuk olarak Gazeteci yazar Fehmi Koru, Yazar Yavuz Bahadıroğlu, Yazar Hüseyin Öztürk, kaıtldı. Derneğin çalışmalarına bugüne kadar destek veren medya kuruluşlarının temsilcileri de özel programda yerlerini aldı.
Lojistik merkezine yapılan bağışlardan ayrıntılı görüntüler ve bağışçılarla yapılan röportajların da ekrana getirildiği UĞUR ARSLAN’LA İNSANİYET NAMINA programı Deniz Feneri Derneği genel merkezinden canlı olarak yayınlandı.
UĞUR ARSLAN:
'Türkiye, tarihinde o kadar felaket gördü ki bunların hiçbiri 15 gün boyunca gazete manşetlerinde, televizyon haberlerinde bunun kadar yer almadı. Bunlar manidardır. Tam Ramazan'ın 1. günü başlayan bu iftira kampanyası belik daha da sürecek.
Bu gün Türkiye nin geldiği noktada sosyal sorumluluk bilinci olan bir televizyoncu olarak, "bir defaya mahsus olsa da tek bölümlük olsa da" böyle bir program yapmayı, kendim veya geçmişte hizmetim olan kurumlar adına değil, insanlık namına hat safhada gerekli gördüm. Bu program şu an ülkemizde bitme noktasına getirilen yardımlaşma ve dayanışma müessesesinin, tamamen kaybolmaması için yapılan bir sosyal sorumluluk eylemidir. Bu sosyal sorumluluğa tüm Türkiye yi davet ediyorum..
YAVUZ BAHADIROĞLU
İşim gereği Türkiye'de olup bitenleri yakından takip ediyorum. Deniz Feneri'nin de yapmış olduğu bu iyilik harketini de izliyorum, tavsiye ediyorum. Bence bu iftira kampanyasının amacı siyasi. AK Parti'ye açılan kapatma davasında istediği gibi sonuç alamayanların bir rövanşıdır.